Umre kelimesi, ziyaret etmek anlamına gelmektedir. Dini bir terim olarak umre, "Belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girerek Kâbe’yi tavafetmek, Safa ile Merve arasında sa’y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmaktan” ibarettir.
Umrenin iki farzı vardır: İhram ve tavaf. Bunlardan ihram şart; tavaf, rükündür. Vacipleri ise sa’y ile tıraş olup ihramdan çıkmaktır.
Ömürde bir defa umre yapmak sünnettir.
Umrenin pek çok fazileti vardır. Özellikle Ramazan ayında yapılan umrenin sevabı pek çoktur. Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır :"Umre, diğer bir umre ile arasındaki günahları siler"Umre için belirli bir zaman yoktur. Her zaman yapılabilir. Ancak, Arefe günü sabahından bayramın dördüncü günü akşamına kadar yapılması mekruh görülmüştür .Umrenin Yapılışı
Umre yapmak isteyenler, gerekli hazırlıkları yaptıktan ve iki rek’at ihram namazı kıldıktan sonra, "Allah’ım! Senin rızan için umre yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle" diye niyet edip "telbiye" söyleyerek ihrama girerler. Bu şekilde ihrama girdikten sonra Kâbe’yi usulüne göre tavaf ederler.Nihayet Safa ile Merve arasında sa’y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkarlar.Böylece umre tamamlanmış olur.
İHRAM İhram, umre yapmaya niyet eden kişinin, başka zamanlarda işlemesi mübah olan bazı fiil ve davranışları, belirli bir süre kendisine haram kılması, yasaklamasıdır.Buna "ihrama girme" de denir. İhrama, "Niyet" ve "Telbiye" ile girilir. "Niyet" ve "Telbiye" ihramın rükünleridir. Bunlar olmadan ihrama girme gerçekleşmez. NİYET "Niyet", yapılacak haccın şeklini kalben belirlemektir. Ayrıca lisanen söylenmesi müstehaptır.Şöyle niyet edilir:"Allah’ım umre yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle"TelbiyeLebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk, innel hamde ve’n-ni’mete leke ve’l mülk lâ şerike lek"Allah’ım! Davetine icabet ediyorum. Emrine boyun eğiyorum. Bütün varlığımla sanateslim oldum. Senin hiçbir ortağın yoktur. Tekrar tekrar davetine icabet ediyorum. Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet senindir mülk de senin... Senin hiçbir ortağın yoktur."Böylece niyet edilip telbiye söylenince ihrama girilmiş olur. Ancak ihrama girmeden önce, sünnet ya da müstehap olarak yapılması gereken hususlar vardır. İhramagirmek isteyen kimse, ön hazırlık olarak tırnaklarını keser. Gerekiyorsa koltuk altı ve kasık kıllarını temizler, saç ve sakal traşı olup bıyıklarını düzeltir. Mümkünse gusleder. Varsa güzel koku sürünür. Giymekte olduğu normal giysilerini ve iç çamaşırlarınıçıkarıp, sadece "izar" ve "rida" denilen iki parça ihram örtüsüne sarınır. Başını açar, çoraplarını ve ayakkabılarını çıkarır. Terlik ve benzeri şeyler giyer. Bayanlar normalkıyafetlerini değiştirmezler. Bundan sonra, kerâhat vakti değilse iki rek’at "ihram namazı" kılar. Namazdansonra yukarıda belirtildiği şekilde niyet eder. Arkasından da yüksek sesle telbiye söyler. Bayanlar telbiye söylerken seslerini yükseltmezler.Niyet ve telbiye’nin yapılmasıyla ihrama girilmiş ve "ihram yasakları" başlamışolur.İhrama giren kimseye, ihramlı olduğu sürece "muhrim" denir. Kadınların İhramı İhrama girme konusunda kadınlar da erkekler gibidir. Ancak kadınlar normal elbise ve kıyafetlerini değiştirmezler. Çorap, ayakkabı ve eldiven giyebilirler. Başlarınıörterler. Fakat yüzlerini açık bırakırlar. Telbiye ve tekbir getirirken, dua ederken seslerini yükseltmezler.İHRAMA NEREDE GİRİLİR ?
Mekke çevresinde ihrama girmek için belirlenmiş noktalar vardır. Bunlardan her birine "mikat" denir. Mikat sınırlarının dışından umreye gelenler bu sınırlarıihramsız olarak geçemezler. Buna göre:a. Doğrudan Mekke’ye gidecek olan umre adayları, uçaklar Cidde’ye indiği ve Cidde de mikat sınırları içinde bulunduğundan, uçağın kalkacağı havalimanındaveya evlerinde ihrama girerler. Gerektiğinde uçak mikat sınırını geçmeden uçak içinde de girilebilir. Ancak pratikteki zorluğu sebebiyle uçakta ihrama girme tercih edilmemelidir.b. Umre’ den önce Medine’ye gidecek olan hacı adayları, Medine’de kaldıklarıotellerde veya Mekke yolu üzerinde Medine’ye 11 km. uzaklıkta bulunan "Zül- Huleyfe" (Ebyâr-i Ali) de ihrama girerler.Mikat sınırları dışında kalanlar umre için ihrama, Mikat sınırlarında veya daha önce girerler. Harem Bölgesinde bulunanlar, Harem bölgesinin dışına çıkarak ihramagirerler. Harem Bölgesi ile Mikat sınırları arasında (Hıl Bölgesinde) olanlar ise bulundukları yerden ihrama girerler. Ülkemizden gidip de, Mekke’de bulunduklarısüre içinde umre yapmak isteyenler, genellikle Medine-Mekke otoyolu üzerinde veHarem-i Şerif’e yaklaşık 5 km. uzaklıkta bulunan "Ten’im"e giderek ihrama girmektedirler. Bugün burada "Hz. Aişe Mescidi" bulunmaktadır.Mikat sınırını ihramsız olarak geçtikten sonra ihram giyenlere ceza gerekir. Bu durumda olanlar henüz umre ile ilgili görevlerden birini yapmadan, herhangi birmikat sınırına dönerek yeniden ihrama girerlerse ceza düşer.İhram Yasakları
İhrama girenler için bazı davranışlar yasaktır. Bunlara "ihram yasakları"denir. Bu yasaklar ihrama girildiği andan, yani niyet ve telbiye anından itibaren başlar, ihramdan çıkıncaya kadar devam eder. İhramlı kimsenin "ihram yasakları"na uyması vaciptir. Yasakları ihlal edenlere, yasağın çeşidine ve ihlal biçimine göre değişen cezalar gerekir.
İhramlıya Yasak Olmayan Şeyler
İhramlının yıkanması, kokusuz sabun kullanması, diş fırçalaması, dişçektirmesi, kırılan tırnağı ve zarar veren bir kılı koparması, kan aldırması, iğne yaptırması, yara üzerine sargı sardırması, kol saati, yüzük ve bilezik takması, kemerkullanması, omuza çanta asması, yüzü ve başı örtmeden üzerine battaniye, pike ve benzeri şeyler alması, palto ve benzeri giysileri giymeksizin omuza alması yasak değildir.İşte, usulüne göre ihrama giren umre adayları, ihram yasaklarına riayet ederek, telbiye, tekbir, tehlil ve salavat-ı şerife söyleyerek, Mekke’ye ulaşırlar. Harembölgesine ulaştıklarından dolayı dua ederler. Otellere yerleşip dinlendikten sonra fazla vakit geçirmeden telbiye ve tekbir getirerekHarem-i Şerif’e giderler. Kabe’yi görünce telbiyeyi kesip tehlil ve tekbirlerle dua ederler. Daha sonra "Umre tavafı" nı yaparlar.
Tavaf
"Tavaf", Hacer-i Esved köşesinden veya hizasından başlayarak tavaf niyetiyle Kâbe’nin etrafında yedi defa dönmektir. Her bir dönüşe "Şavt" denir. Yedi şavt bir tavaf olur.
Tavafın yapılışı
Hacer-i Esved hizasına gelmeden: "Allah’ım! Senin rızan için Umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle" diye niyet edilir.Tavafa başlamadan önce erkekler “Iztıba” yaparlar. Böylece Hacer-i Esved’in hizasına doğru gidilir. Bu esnada tekbir, tehlil getirilmesi ve dua edilmesi uygun olur.Hacer-i Esved’in hizasına varılınca eller, içleri Kâbe’ye doğru olacak şekilde namaza durur gibi omuz veya kulak hizasına kadar kaldırılıp "Bismillahi Allahu Ekber"denildikten sonra Hacer-i Esved "istilam" edilir. İstilam, elleri Hacer-i Esved’in üzerine koyup onu öpmek demektir. Ancak her mevsimde bu mümkün olmamaktadır. Busebeple Hacer-i Esved’e uzaktan elle işaret edilip sağ avucun içi öpülmekle yetinilir. Hacer-i Esved’i istilam etmek sünnettir. Başkalarına eziyet etmek ise haramdır.Sünneti yerine getireceğim diye insanlara eziyet vermekten ve böylece haram işlemekten şiddetle sakınılmalıdır.Tavafın, Hatim’in dışından yapılması gerekir. Tavafın ilk üç şavtında mümkünolduğu sürece erkekler "Remel" yaparlar. Tavaf esnasında dua edilir, tekbir ve tehlil getirilir. Kur’an okunabilir. Tavafta telbiye getirilmez. En uygunu herkesin içindengeldiği gibi ihlâsla ve samimiyetle dua etmesidir. Tavafın kesintisiz olarak yapılmasısünnettir "Yemen" köşesine gelindiğinde, bu köşe de istilam edilir. Diğer köşeler istilam edilmez. Hacer-i Esved köşesine ya da hizasına varılınca ilk şavt tamamlanmışolur. Beklemeden tekrar istilam yapılarak ikinci şavta devam edilir. Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır. Yedinci şavtın sonunda Hacer-i Esved tekrar istilam edilerek tavafbitirilir. Sonra Harem-i Şerif’in uygun bir yerinde iki rekat tavaf namazı kılınır. Tavaf namazından sonra dua edilir ve zemzem içilir. Sonra Hacer-i Esved tekrar istilam edilerek sa’y yapmak üzere Safa tepesine gidilir.Sa’y"Sa’y" kelimesi; koşmak, hızlı yürümek anlamına gelmektedir. Hac ve umrede Kâbe’nin doğu tarafındaki "Safa" tepesinden başlayarak "Merve" ye dörtgidiş, Merve’den Safa’ya üç dönüş olmak üzere bu iki tepe arasındaki gidiş-gelişe denir. Safa’dan Merve’ye her bir gidişe ve Merve’den Safa’ya her bir dönüşe "şavt"denir. Safa ile Merve arasındaki yaklaşık 400 metre uzunluğundaki yürüme alanına"Mes’a" denir. Sa’y yapmak vaciptir.Sa’yin YapılışıHacer-i Esved istilam edilerek Safa tepesine çıkılır. "Allah’ım! Senin rızaniçin umre sa’yini yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle." diye niyet edildikten sonra Kâbe’ye dönülerek tekbir, tehlil, salavat okunur ve içtenlikledua edilir. Sonra Merve tepesine doğru yürünür. Sa’y esnasında herkes içindengeldiği şekilde dua eder. Yeşil ışıklı direklerin arasında, erkekler koşar adımlarla yürürler. Buna "Hervele" denir. Merve’ye varınca bir şavt tamamlanmış olur. Buradada yine Kâbe’ye yönelerek tekbir, tehlil ve salavat-ı şerife getirilip dua edilir. Sonra Merve’den Safa’ya doğru yürünür. Safa’ya varınca ikinci şavt tamamlanmış olur.Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır. Yedinci şavt tamamlandıktan sonra Merve’de Kâbe’ye karşı dönülerek dua edilir.
Tıraş olup ihramdan çıkmak
İhramdan ancak saçlar tıraş edilmek suretiyle çıkılır. Erkekler saçlarını dipten tıraş eder veya kısaltırlar. Kadınlar ise saçlarının ucundan bir miktar keserler.Kısaltmada saçların uçlarından alınacak miktar, parmak ucu uzunluğundan daha az olmaz. Tıraş olduktan sonra umre ihramından çıkılmış olur. Umreciler diğer günlerinimümkün mertebe iyi değerlendirmelidirler. Beş vakit namazlarını Harem-i Şerifte kılmaya ve fırsat buldukça bol bol nafile tavaf yapmaya özen göstermelidirler. Tavafve namazın dışında Mescid-i Haram’da Kur’an-ı Kerim tilaveti, dua, zikir ve tesbihatla meşgul olurlar.
